Tüketici Hukuku

Ayıplı Tüketim Mallarında Tüketicinin Hakları: Giyim ve Ayakkabı Ürünleri Bakımından Değerlendirme (TKHK m. 8-12)

18 Ağu 2026, 18:46
Egemen Horasan
26 Okunma
6 dk
Ayıplı Tüketim Mallarında Tüketicinin Hakları: Giyim ve Ayakkabı Ürünleri Bakımından Değerlendirme (TKHK m. 8-12)

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK), ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinilen her türlü tüketim malını ayıba karşı koruma altına almıştır. Kanun'un 8 ilâ 12. maddelerinde düzenlenen ayıplı mal rejimi; malın türüne, markasına veya bedeline bakılmaksızın bütün tüketim malları için geçerlidir. Bu yazıda anılan hükümler, uygulamada uyuşmazlıkların yoğunlaştığı giyim ve ayakkabı ürünleri bakımından ele alınmaktadır.

Ayıp Kavramı (TKHK m. 8)

Tüketim malı; tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılan örnek ya da modele uygun olmaması veya objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması hâlinde sözleşmeye aykırı, yani ayıplıdır. Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerden birini taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili malların kullanım amacını karşılamayan yahut tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran eksiklikler içeren mallar da ayıplı kabul edilir.

Giyim ve ayakkabı ürünleri bakımından bu ölçüt; makul kullanım süresi ve koşullarında ortaya çıkan taban ayrılması, dikiş sökülmesi, kumaş/deri deformasyonu, boya atması gibi durumların, malın muadillerinden beklenen dayanıklılığı göstermediği anlamına gelmesi şeklinde somutlaşır.

Sözleşme Kayıtlarının Geçersizliği

TKHK hükümleri emredici niteliktedir; tüketici aleyhine değiştirilemez. Bu nedenle satıcının "iade ve değişim yapılmaz", "indirimli üründe iade yoktur" yönündeki kayıt ve uygulamaları, kanundan doğan ayıp sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İndirimli veya kampanyalı satışlarda da ayıp hükümleri aynen uygulanır. Yalnızca satış anında ayıbın tüketiciye açıkça bildirildiği hâllerde (m. 10/2), bildirilen ayıp bakımından sorumluluk doğmaz.

İspat Yükü ve Altı Aylık Karine (TKHK m. 10)

Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu karine olarak kabul edilir; malın ayıplı olmadığını ispat yükü bu dönemde satıcıya aittir. Satıcıların sıkça ileri sürdüğü "kullanım hatası" savunması, ilk altı ay bakımından satıcının ispatla yükümlü olduğu bir iddiadır. Altı aylık sürenin geçmesinden sonra ispat külfeti tüketiciye geçeceğinden, ayıbın ortaya çıktığı tarihin ve niteliğinin belgelenmesi önem taşır.

Tüketicinin Seçimlik Hakları (TKHK m. 11)

Malın ayıplı olduğunun anlaşılması hâlinde tüketici; sözleşmeden dönme (bedel iadesi), ayıp oranında bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misli ile değişim haklarından birini seçebilir. Seçim hakkı tüketiciye aittir; satıcı tüketiciyi bu haklardan yalnızca birine yönlendiremez. Ücretsiz onarım ve değişim talepleri, üretici ve ithalatçıya karşı da ileri sürülebilir; bunlar satıcı ile birlikte müteselsilen sorumludur.

Zamanaşımı ve Başvuru Yolu (TKHK m. 12)

Ayıplı maldan sorumluluk, malın teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

Değeri 186.000 TL'nin (2026 yılı parasal sınırı) altında kalan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinde görülür. Satın alma belgesi, ayıbı gösteren fotoğraflar ve satıcıyla yapılan yazışmalar başvuruya eklenmelidir.


Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya somut olaya ilişkin danışmanlık niteliği taşımaz.


← Tüm Yazılara Geri Dön